Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
sol 1 reklam
sol 2 reklam
sag 1 reklam
sag 2 reklam

Sarıkamış Harekâtı: Rusların Konumu, Osmanlı Emirleri ve Felakete Giden Yol

Sarıkamış Harekâtı’nın planı, Rus ordusunun konumu, iki tarafın emirleri ve muharebelerin gün gün gelişimi. Kuşatma girişiminin başarısızlığa uğraması ve kayıp tartışmaları kaynaklar ışığında inceleniyor.

Sarıkamış Harekâtı: Rusların Konumu, Osmanlı Emirleri ve Felakete Giden Yol

Sarıkamış Harekâtı, 22 Aralık 1914 ile 4 Ocak 1915 arasında Kafkas Cephesi’nde yürütülen ve Osmanlı 3. Ordusu’nun ağır kayıplarıyla sonuçlanan geniş kapsamlı bir kuşatma girişimiydi. Harekâtın anlatımında çoğu zaman Enver Paşa’nın kış şartlarında orduyu dağlara sürdüğü kısa bir hikâye öne çıkar. Askerî belgeler ve Rus kaynakları birlikte incelendiğinde ise çok daha karmaşık bir tablo ortaya çıkar.

Osmanlı tarafında belirlenmiş kolordu görevleri, hareket güzergâhları ve farklı tarihlerde verilen taarruz emirleri vardı. Rus tarafında ise başlangıçta Sarıkamış kasabasında görece küçük bir garnizon bulunmasına rağmen daha geniş bölgede önemli bir askerî güç konuşlanmıştı. Rus komutanlığı Osmanlı hareketlerine ilişkin çeşitli istihbarat bilgilerine de ulaşmıştı.

Bu nedenle harekâtın sonucunu anlayabilmek için iki ordunun da nerede bulunduğuna, ne bildiğine, hangi emri ne zaman aldığına ve bu emirlerin sahada nasıl uygulandığına bakmak gerekir.

Bir tarih ayrıntısı da önemlidir. Rus İmparatorluğu 1914’te Jülyen takvimini kullanıyordu. Bu nedenle Rus belgelerinde 12 Aralık olarak geçen tarih, Gregoryen takvimde 25 Aralık’a karşılık gelir. Aşağıdaki anlatımda esas olarak Gregoryen takvim kullanılmış, Rus kaynaklarındaki tarihler gerektiğinde bu fark gözetilerek değerlendirilmiştir.

Sarıkamış Öncesinde Rus ve Osmanlı Ordularının Konumu 

Sarıkamış Harekâtı başlamadan önce Kafkas Cephesi’ndeki durum, iki ordunun da sonbahardaki çatışmaların ardından yeniden düzenlendiği bir aşamadaydı. Sarıkamış’ın önemi de bu genel cephe düzeni içinde ortaya çıkıyordu.

Sarıkamış’ın Rus Ordusu İçin Önemi 

Sarıkamış, Rus Kafkas Ordusu’nun Erzurum yönündeki ileri ikmal sisteminin önemli merkezlerinden biriydi. Demiryolunun ulaştığı son noktalardan biri olması, mühimmat, yiyecek, askerî malzeme ve sağlık hizmetlerinin burada toplanmasını sağlıyordu. Kars yönündeki geri çekilme yolları da Sarıkamış çevresinden geçiyordu.

Bu nedenle Osmanlı ordusu açısından Sarıkamış’ın ele geçirilmesi, tek başına bir kasabanın işgal edilmesi anlamına gelmiyordu. Rus kuvvetlerinin ikmal düzenini bozmak ve Kars yönündeki geri çekilme bağlantılarını kesmek açısından stratejik bir hedef oluşturuyordu. TDV İslâm Ansiklopedisi de Sarıkamış’ı Rus ordusunun ileri ikmal üssü ve Kars yönündeki ricat yollarının kavşak noktası olarak tanımlar.

Sarıkamış’taki Rus Garnizonu 

Burada önemli bir ayrım bulunuyor: Sarıkamış kasabasındaki garnizon ile Sarıkamış Müfrezesi aynı askerî güç değildi.

Rus askerî tarihçisi Nikolay Korsun’un 1937 tarihli Sarykamışskaya Operatsiya çalışmasında Sarıkamış kasabasındaki ilk savunma unsurları daha sınırlı bir garnizon olarak görünür. Bunlar arasında milis ve hizmet birlikleri bulunuyordu.

Bu nedenle Osmanlı öncüleri 25 Aralık’ta Sarıkamış’a yaklaştığında karşılarında başlangıçtaki garnizonun büyüklüğünden çok daha büyük bir Rus savunma gücü yoktu.

Fakat bu durum Rusların bölgede birkaç bin kişiden oluşan küçük bir kuvvetten ibaret olduğu anlamına gelmez.

Sarıkamış Müfrezesinin Gerçek Büyüklüğü 

Korsun’un kuvvet tablosuna göre Sarıkamış Müfrezesi yaklaşık 53¾ piyade taburu, 136 sahra ve dağ topu, 12 obüs, 36 süvari birliği ve 9 istihkâm bölüğünden oluşuyordu. Bu birlikler geniş bir cepheye yayılmıştı.

Yevgeni Maslovski’nin Velikaya voyna na Kavkazskom fronte, 1914–1917 adlı çalışması da aynı temel ayrımı ortaya koyar. Maslovski, Kafkas Cephesi’nin yaklaşık 600 verstlik geniş bir hatta yayıldığını ve ana Erzurum yönünde, Sarıkamış bölgesinde Rus ordusunun yaklaşık üçte ikisinin toplandığını belirtir.

Dolayısıyla harekâtın başlangıcındaki Rus askerî varlığını üç ayrı ölçekte değerlendirmek gerekir:

  • Sarıkamış kasabasındaki ilk garnizon,
  • Geniş bir cepheye yayılmış Sarıkamış Müfrezesi,
  • Kars, Tiflis ve diğer merkezlerden gönderilebilecek takviye birlikleri.

Bu ayrım, “Sarıkamış başlangıçta savunmasızdı” ile “Rusların bölgede güçlü bir ordusu vardı” ifadelerinin nasıl aynı anda anlamlı olabildiğini açıklar.

Osmanlı 3. Ordusunun Taarruz İçin Hazırlanması 

Osmanlı 3. Ordusu üç kolordu ve bir süvari tümeninden oluşuyordu. TDV’nin ATASE kayıtlarına dayanarak verdiği bilgilere göre ordunun seferberlik sonrası mevcudu, jandarma ve menzil birlikleri hariç 96.550 savaşçıya kadar ulaşmıştı.

Enver Paşa 15 Aralık’ta 3. Ordu karargâhına ulaştı. 18 Aralık gecesi Hasan İzzet Paşa’nın görevden ayrılmasının ardından 3. Ordu’nun komutasını üstlendi. Ertesi gün taarruz emrini imzaladı.

Bu noktadan sonra planın merkezinde, Rus ordusunun cepheden geri atılmasından çok kuşatılması bulunuyordu.

Rusların Osmanlı Taarruzuna Dair Bilgisi ve Kuşatma Planı 

Sarıkamış’ın askerî öneminin anlaşılmasından sonra ikinci soru Rusların Osmanlı hazırlıklarını ne ölçüde bildiğidir. Burada iki tarafın kaynakları arasında önemli bir ayrıntı ortaya çıkar: Rus komutanlığı Osmanlı hareketlerinden tamamen habersiz değildi.

Rus Komutanlığının İstihbarat Bilgileri 

Rus karargâhına Osmanlı birliklerinin Oltu, Bardız ve çevresindeki hareketleri hakkında çeşitli bilgiler ulaşıyordu. Rus kaynaklarını inceleyen çalışmalarda, Osmanlı ordusundaki hazırlıklara ve Enver Paşa’nın cepheye gelişine ilişkin haberlerin de Rus tarafına ulaştığı görülür.

Maslovski’nin anlatımı Rus komutanlığının harekât öncesindeki durumunu ayrıntılı biçimde verir. Ruslar için sorun istihbaratın tamamen yokluğu değildi. Asıl sorun, farklı raporların büyük çaplı bir kış kuşatması şeklinde bir araya getirilip getirilememesiydi.

Kış şartlarının bu ölçekte bir harekâtı zorlaştıracağı düşüncesi de Rus değerlendirmelerinde etkiliydi. Bu nedenle Osmanlı hazırlıklarının gerçek kapsamı başlangıçta tam olarak değerlendirilemedi.

Bergmann ve Yüdeniç Arasındaki Farklı Yaklaşımlar 

Rus komutanlığı kendi içinde de tek bir görüşe sahip değildi. Maslovski’nin aktardığı telgraflarda General Bergmann’ın Türk baskısı, mevzilerin durumu ve ikmal sorunları nedeniyle geri çekilmeyi değerlendirdiği görülür.

Buna karşılık General Yüdeniç Sarıkamış’ın elde tutulması ve savunmanın güçlendirilmesi yönünde hareket etti. Bu karar, sonraki günlerde Rus savunmasının temelini oluşturdu.

Dolayısıyla Rus tarafını “hazırlıksız yakalanan ordu” şeklinde tanımlamak da, “saldırıyı önceden bütün ayrıntılarıyla bilen ordu” şeklinde anlatmak da kaynakların ortaya koyduğu tabloyu tam karşılamaz.

19 Aralık Taarruz Emri 

Osmanlı tarafında 19 Aralık gecesi imzalanan taarruz emrine göre harekât 22 Aralık sabahında başlayacaktı.

11. Kolordu cepheden baskı oluşturacak, 10. Kolordu İd-Narman-Oltu-Bardız hattından ilerleyecek, 9. Kolordu ise Pitgir-Çatak-Kötek yönünde hareket ederek Kars istikametini kapatacaktı. Amaç, Rus kuvvetlerinin Aras vadisindeki ana grubunu kuşatma altına almaktı.

Bu planın başarısı, üç kolordunun farklı yönlerden ilerleyerek belirlenen zamanda birbirleriyle bağlantı kurmasına bağlıydı.

22 Aralık Taarruzu ve Sarıkamış’a Yaklaşma 

22 Aralık sabahı Osmanlı birlikleri harekete geçti. İlk aşamada planın temel mantığı işlemeye başladı; fakat birkaç gün içinde kuşatma hareketinin farklı kolları arasındaki mesafe ve zaman farkı büyüdü.

9. Kolordunun Sarıkamış Yönüne İlerlemesi 

9. Kolordu yaklaşık 25.000 kişilik mevcuduyla ilerledi. Kötek yolunun kar nedeniyle kullanılamaması üzerine kolordu ikinci gün istikametini değiştirdi ve doğrudan Sarıkamış yönüne yöneldi.

Bu değişiklik bir yandan Sarıkamış’a ulaşma ihtimalini artırırken diğer yandan birliklerin planlanan güzergâhtan sapmasına yol açtı.

25 Aralık akşamı 9. Kolordu’nun öncü unsurları Sarıkamış’a birkaç kilometre mesafedeki Bardız Geçidi’ne ulaştı.

Bardız’daki Rus Savunması 

Rus tarafında bu bölgede başlangıçta aceleyle oluşturulmuş küçük bir savunma kuvveti bulunuyordu. Türk öncüleri bu kuvveti geri attı ve Sarıkamış yönünde ilerledi.

Maslovski’nin Rusça anlatımında da Osmanlı öncü birliklerinin Rus milislerini geriye attığı ve Sarıkamış yönünde ilerlediği görülür. Bu aşama, Rus savunması açısından ciddi bir tehlike oluşturdu.

Osmanlı öncüleri Sarıkamış’ın hemen çevresine kadar geldiğinde Rus tarafındaki durum kritik bir noktaya ulaşmıştı.

Sarıkamış’a İlk Rus Takviyeleri 

Rus komutanlığı tehlikeyi fark ettiğinde Sarıkamış’a birlik kaydırmaya başladı. Maslovski’nin verdiği bilgilere göre 18. Türkistan Tüfek Alayı’ndan bir tabur, 80. Kabardin Piyade Alayı ve başka birlikler Sarıkamış yönüne sevk edildi. Daha sonraki aşamada Kuban Plastun birlikleri ve başka takviyeler de bölgeye gönderildi.

Bu nedenle Rusların Sarıkamış savunması, harekâtın ilk günündeki garnizonla sınırlı kalmadı. Demiryolu bağlantısı ve cephe gerisindeki birlikler, savunmanın kısa sürede güçlendirilmesine imkân verdi.

25-26 Aralık Gecesi ve Taarruzun Durması 

25 Aralık gecesi Osmanlı öncüleri Sarıkamış’a çok yaklaşmıştı. Fakat gece taarruzunun sürdürülmesi konusunda karar değişti ve birliklerin dinlendirilmesi tercih edildi.

Bu kararın ardından Rusların savunma düzenini güçlendirmek için zamanı oldu. TDV’nin Rus kaynaklarına dayanarak aktardığı anlatımda, 24 Aralık gecesinden itibaren Sarıkamış’ın takviyesine yönelik kararların alındığı ve 25 Aralık akşamından itibaren yeni birliklerin kasabaya ulaştığı belirtilir.

Böylece Osmanlı tarafının önünde birkaç gün önceki Sarıkamış’tan çok daha güçlü bir savunma bulunuyordu.

Sarıkamış Muharebeleri ve Kuşatma Planının Çözülmesi 

26 Aralık’tan itibaren harekâtın en kritik safhasına girildi. Osmanlı birlikleri Sarıkamış’ı ele geçirmek için saldırırken 10. Kolordu’nun hareketindeki gecikme ve uzun dağ yürüyüşleri kuşatmanın bütünlüğünü bozuyordu.

26 Aralık’taki İlk Büyük Taarruz 

26 Aralık sabahı Sarıkamış’a yönelik taarruz başladı. Rus savunması önceki güne göre güçlenmişti.

Osmanlı birlikleri gün boyunca saldırılar gerçekleştirdi fakat Sarıkamış ele geçirilemedi. Ruslar yeni birlikler ve ağır silahlarla savunmayı güçlendirdi.

Bu aşamada kuşatmanın temel problemi daha görünür hâle geldi: 9. Kolordu Sarıkamış’ın önündeydi fakat 10. Kolordu henüz gerekli ağırlıkla bölgeye ulaşmamıştı.

10. Kolordunun Hareketi ve Allahüekber Dağları 

10. Kolordu yaklaşık 30.000 kişilik mevcuduyla kuzeyden ilerliyordu. Oltu çevresindeki Rus kuvvetleriyle yapılan mücadele ve daha sonra Allahüekber Dağları üzerinden yürüyüş, kolordunun Sarıkamış’a ulaşmasını geciktirdi.

Burada planın önemli bir unsuru ortaya çıktı: 10. Kolordu’nun görevi Rus kuvvetlerinin kuzeyden çevrilmesine katkı sağlamaktı. Fakat kolordunun bir bölümünün Oltu yönündeki gelişmeleri takip etmesi, ana kuşatma hedefinden uzaklaşmasına neden oldu.

TDV’nin değerlendirmesinde bu hareket, Sarıkamış’a ulaşılması gereken zamanda kuvvetlerin farklı yönlere dağılmasının önemli nedenlerinden biri olarak gösterilir.

Allahüekber Dağlarında Donma ve Yorgunluk 

26 Aralık’ta başlayan uzun dağ yürüyüşleri Osmanlı birliklerinin fiziksel durumunu ağır biçimde etkiledi. Yüksek rakım, kar, tipi, düşük sıcaklık ve uzun süreli yürüyüşler birleşti.

Allahüekber Dağları’ndaki kayıpların önemli bölümü doğrudan muharebe sırasında gerçekleşmedi. Askerler yürüyüş sırasında donma, hastalık ve bitkinlik nedeniyle savaşma gücünü kaybetti.

Burada soğuk şartlarını harekâtın bütününden ayrı değerlendirmek doğru olmaz. Birliklerin uzun mesafeler boyunca hareket ettirilmesi, ikmal güçlükleri ve Rus savunmasının giderek güçlenmesi kış şartlarının etkisini büyüttü.

27-28 Aralık’ta Rus Savunmasının Toparlanması 

27 Aralık’ta Osmanlı birliklerinin Sarıkamış-Kars demiryoluna ulaşarak hattı tahrip etmesi Rus tarafında ciddi endişe yarattı. Fakat Rusların Sarıkamış çevresindeki savunması giderek toparlanıyordu.

28 Aralık’ta Enver Paşa’nın verdiği emirde birliklerin iskân, iaşe ve cephane ikmaliyle ilgilenilmesi, geri çekilen Rusların takip edilmesi isteniyordu. Aynı gün Sarıkamış’ın güneyindeki bazı bölgelerde Osmanlı ilerlemesi devam etti.

Bu emir, Osmanlı komutanlığının Rus kuvvetlerinin geri çekildiğini düşündüğü bir aşamada verildi. Fakat Rus tarafında savunma artık ilk günlere göre çok daha güçlüydü.

29-30 Aralık’ta Sarıkamış İçin Mücadele 

29 Aralık’ta Enver Paşa 9., 10. ve 11. Kolordulara Rus ordusunu kesin yenilgiye uğratmayı hedefleyen yeni bir saldırı emri verdi.

30 Aralık’ta Osmanlı birlikleri yeniden Sarıkamış’a saldırdı. Bazı birlikler kasabanın kenar bölgelerine ve sokaklarına kadar ilerledi. Yakın mesafeli çatışmalar yaşandı.

Fakat Rus savunması ihtiyat birlikleri ve topçu desteğiyle saldırıyı durdurdu. Böylece Osmanlı ordusunun kuşatma hedefi gerçekleşmeden Rus tarafı savunmadan karşı taarruz aşamasına geçmeye başladı.

Rus Karşı Taarruzu ve Osmanlı Geri Çekilmesi 

30 Aralık’tan sonra iki ordunun fiziksel durumu da önceki günlerden farklıydı. Osmanlı birlikleri uzun yürüyüşler ve aralıksız saldırılar nedeniyle ciddi biçimde yıpranmıştı. Ruslar ise Sarıkamış’taki savunmayı güçlendirmiş ve karşı saldırı için uygun şartları oluşturmaya başlamıştı.

Yüdeniç’in Karşı Taarruz Kararı 

Maslovski’nin Rus kaynaklarına dayanan anlatımı, Yüdeniç’in Sarıkamış savunmasını koruma ve Osmanlı birliklerinin saldırı gücünün kırılmasını bekleme yaklaşımını ayrıntılı biçimde aktarır.

Rus tarafındaki karar süreci başlangıçtan itibaren tek çizgide ilerlememişti. Mışlayevski’nin çekilme eğilimi ile Yüdeniç’in savunmayı sürdürme yaklaşımı arasında fark vardı. Sonunda Sarıkamış’ın elde tutulması ve karşı saldırıya geçilmesi Rus tarafının harekâtın sonraki bölümündeki temel yaklaşımı oldu.

1 Ocak 1915’te Rus Karşı Taarruzu 

1 Ocak’ta Ruslar Bardız-Sarıkamış-Eşekmeydanı geçitleri çevresinde karşı taarruza başladı. Osmanlı birliklerinin yorgunluğu ve dağınık durumu Rusların ilerlemesini kolaylaştırdı.

Osmanlı ordusunun başlangıçtaki kuşatma planı artık kendi aleyhine dönmeye başlamıştı. Ruslar savunulan Sarıkamış’tan çıkıp kuşatma girişiminde bulunan Osmanlı birliklerini sıkıştırmaya yöneliyordu.

Enver Paşa’nın Ayrılması ve 4 Ocak Emri 

Enver Paşa 3 Ocak’ta Sarıkamış bölgesinden ayrıldı. 9. ve 10. Kolorduların elde kalan unsurları Sol Cenah Ordusu adı altında Hâfız Hakkı Paşa’nın emrine verildi.

4 Ocak’ta geri çekilme emri çıkarıldı. Böylece iki haftaya yakın süren harekâtın ana safhası sona erdi.

Geri çekilme sırasında birlikler dağ yollarını kullanarak Erzurum yönüne hareket etti. Rus kuvvetleri de çatışmalardan ve kış şartlarından etkilenmişti; bu nedenle takip her noktada aynı yoğunlukta gerçekleşmedi.

Osmanlı Emirleri ve Sahadaki Durum

Sarıkamış Harekâtı’nın anlaşılması açısından emirlerle sahadaki uygulamayı birlikte izlemek önemlidir. Çünkü başlangıçta belirli bir kuşatma planı bulunan harekât, birkaç gün içinde farklı bir karakter kazandı.

19 Aralık Emrinden 22 Aralık Taarruzuna 

19 Aralık emri, 9., 10. ve 11. Kolorduların farklı yönlerde ilerlemesini öngörüyordu. 22 Aralık’ta başlayan harekât bu plana uygun biçimde gelişti.

İlk günlerde Osmanlı birlikleri bazı bölgelerde Rus kuvvetlerini geri attı. Oltu ve Bardız çevresindeki gelişmeler kuşatma hareketinin başarıya ulaşabileceği düşüncesini güçlendirdi.

25-26 Aralık’ta Zamanlama Sorunu 

25 Aralık’ta 9. Kolordu Sarıkamış’a yaklaşmıştı. Fakat 10. Kolordu henüz kuşatma planının gerektirdiği konumda değildi.

Sarıkamış önündeki birliklerin saldırıyı durdurup dinlenmesi Rus tarafına zaman kazandırdı. Ruslar bu zamanı takviye birliklerini kasabaya ulaştırmak ve savunma düzenini güçlendirmek için kullandı.

28-29 Aralık Emirlerinin Anlamı 

28 Aralık emrinde iaşe ve cephane ikmaliyle ilgilenilmesi, aynı zamanda geri çekilen Rusların takip edilmesi istendi. Ertesi gün ise yeni bir genel taarruz emri verildi.

Bu iki emir birlikte değerlendirildiğinde Osmanlı komutanlığının hâlâ saldırı inisiyatifini elinde tuttuğuna inandığı görülür. Fakat Rusların Sarıkamış çevresindeki askerî gücü ilk günlere göre çok farklı bir seviyeye ulaşmıştı.

Emirlerin Uygulanmasını Zorlaştıran Şartlar 

Kuşatma planının uygulanmasında dört temel sorun giderek büyüdü:

  • Birliklerin farklı hızlarda ilerlemesi,
  • Uzun ve zor arazi yürüyüşleri,
  • İkmal ve haberleşme güçlükleri,
  • Rusların kısa sürede savunma gücünü artırabilmesi.

Bu unsurlar birbirinden bağımsız değildi. Örneğin uzun yürüyüşler birliklerin gecikmesine, gecikme Ruslara zaman kazandırmaya, Rus takviyeleri ise sonraki Osmanlı saldırılarının daha güçlü bir savunmayla karşılaşmasına yol açtı.

Rus ve Osmanlı Kaynaklarının Ortak Tablosu 

Sarıkamış’ın askerî tablosu, tek bir tarafın kaynaklarına bakıldığında bazı ayrıntılarını kaybediyor. Rus kaynakları Rus komutanlığının kararlarını ve kuvvet hareketlerini, Osmanlı belgeleri ise taarruz planını ve verilen emirleri daha ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor.

Rus Kaynaklarının Gösterdiği Sarıkamış 

Korsun’un kuvvet tabloları Sarıkamış Müfrezesi’nin genişliğini ortaya koyuyor. Maslovski ise Rusların Sarıkamış çevresinde hangi birlikleri hangi aşamada topladığını ve komutanların nasıl karar verdiğini gösteriyor.

Bu kaynaklar, başlangıçta kasabadaki garnizonun küçük olması ile birkaç gün sonra ortaya çıkan güçlü Rus savunması arasındaki farkı anlamak için özellikle önemli.

Osmanlı Belgelerinin Gösterdiği Harekât 

MSB’nin Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi, Kafkas Cephesi serisi, harekâtın emirlerini, kolordu hareketlerini ve günlük gelişmeleri izlemek açısından temel kaynaklardan biridir. MSB’nin Birinci Dünya Harbi serisinde Sarıkamış Harekâtı ve Kafkas Cephesi için ayrı askerî tarih çalışmaları yayımlanmıştır.

Bu belgeler, Osmanlı tarafındaki planın belirli bir askerî hedefe dayandığını ve harekâtın emirler üzerinden aşama aşama değiştiğini gösterir.

İki Tarafın Birbirini Tamamladığı Noktalar 

İki kaynak grubunun birlikte okunması şu tabloyu ortaya çıkar:

  • Sarıkamış kasabasındaki ilk Rus garnizonu küçüktü.
  • Rusların geniş Sarıkamış Müfrezesi çok daha büyük bir askerî güçtü.
  • Rus komutanlığı Osmanlı hazırlıkları hakkında çeşitli bilgiler almıştı.
  • Osmanlı ordusunun amacı geniş kapsamlı bir kuşatma gerçekleştirmekti.
    1. ve 10. Kolorduların ilerleme hızları birbirinden ayrıldı.
  • Ruslar Sarıkamış’a aşamalı biçimde takviye gönderdi.
  • 25-30 Aralık arasında Sarıkamış çevresinde şiddetli çatışmalar yaşandı.
  • 1 Ocak’tan itibaren Rus karşı taarruzu başladı.
  • 4 Ocak’ta Osmanlı geri çekilmesi başladı.

Bu tablo, Sarıkamış’ı tek bir günün veya tek bir emrin sonucu olarak değerlendirmek yerine iki haftaya yayılan bir askerî süreç olarak görmeyi sağlar.

Sarıkamış Kayıpları ve 90 Bin Söylemi 

Sarıkamış Harekâtı’nın en çok tartışılan başlıklarından biri kayıp sayısıdır. Burada farklı kaynakların farklı dönemlerde farklı hesaplama yöntemleri kullanması, rakamların birbirinden ayrılmasına yol açmıştır.

Kayıp Rakamlarının Kaynaklara Göre Değişmesi 

Osmanlı askerî tarih çalışmalarında farklı mevcutlar ve kayıp hesapları bulunur. Rus ve Sovyet dönemindeki bazı çalışmalarda ise Osmanlı kayıpları yaklaşık 70 bin, Rus kayıpları yaklaşık 20 bin civarında verilir.

Bu rakamların tamamını doğrudan “şehit sayısı” şeklinde okumak doğru bir karşılaştırma oluşturmaz. Çünkü askerî kayıp hesabında ölüler, yaralılar, hastalık nedeniyle kaybedilenler, donma sonucu ölenler, esirler ve birlik mevcudundaki diğer eksilmeler farklı kategorilerde ele alınabilir.

90 Bin Rakamının Ortaya Çıkardığı Sorun 

“90 bin şehit” ifadesi Türkiye’deki Sarıkamış anlatısının en bilinen rakamlarından biri hâline gelmiştir. Fakat bu rakamın hangi askerî kayıtların hangi kategorilerinin toplamından oluştuğu her anlatımda aynı biçimde açıklanmaz.

Bu nedenle Sarıkamış için tek bir rakamı kesin şehit sayısı olarak vermek yerine kaynakların kullandığı kayıp kapsamını belirtmek daha sağlıklıdır.

Buradaki temel gerçek değişmez: Osmanlı 3. Ordusu harekât sonunda çok ağır kayıplara uğramış, çok sayıda asker muharebe, donma, hastalık ve geri çekilme şartları nedeniyle kaybedilmiştir.

Sarıkamış Harekâtının Kronolojisi 

Harekâtın bütününü tarih sırasıyla izlemek, emirler ile sahadaki gelişmeler arasındaki ilişkiyi daha açık gösterir.

Harekât Öncesi ve Taarruzun Başlangıcı 

15 Aralık 1914: Enver Paşa 3. Ordu karargâhına ulaştı.

18 Aralık: Hasan İzzet Paşa’nın görevden ayrılmasının ardından Enver Paşa 3. Ordu’nun komutasını üstlendi.

19 Aralık: Taarruz emri imzalandı.

22 Aralık: 9. ve 10. Kolordular kuzeyden kuşatma hareketine, 11. Kolordu cepheden taarruza başladı.

23-24 Aralık: Osmanlı birlikleri Oltu, Bardız ve Sarıkamış yönlerinde ilerlemeye başladı. Rus komutanlığı Osmanlı hareketlerinin kapsamını daha belirgin biçimde görmeye başladı.

Sarıkamış Çevresindeki Muharebeler 

25 Aralık: Osmanlı öncü birlikleri Bardız Geçidi üzerinden Sarıkamış’a yaklaştı. Rus savunması takviye edilmeye başlandı.

26 Aralık: Sarıkamış’a yönelik ilk büyük Osmanlı taarruzu başladı. 10. Kolordu henüz kuşatma planının gerektirdiği konuma ulaşmamıştı.

27 Aralık: Osmanlı birlikleri Sarıkamış-Kars demiryoluna ulaşıp hattın bir bölümünü tahrip etti.

28 Aralık: Enver Paşa iaşe, iskân ve cephane ikmaline ilişkin emir verdi; Rus birliklerinin takip edilmesini istedi.

29 Aralık: Yeni genel taarruz emri verildi.

30 Aralık: Osmanlı birlikleri Sarıkamış çevresinde yeniden saldırdı. Rus savunması saldırıyı durdurdu.

Rus Karşı Taarruzu ve Geri Çekilme  

1 Ocak 1915: Rus karşı taarruzu başladı.

3 Ocak: Enver Paşa Sarıkamış bölgesinden ayrıldı.

4 Ocak: Geri çekilme emri verildi.

Böylece Sarıkamış Harekâtı’nın ana safhası sona erdi.

Sarıkamış Harekâtının Sonucu 

Sarıkamış Harekâtı, Rus Sarıkamış grubunu kuşatıp imha etme hedefinin gerçekleşmemesi ve 3. Ordu’nun ağır kayıplarla geri çekilmesiyle sonuçlandı. Rus savunmasının kısa sürede güçlenmesi, kuşatma kollarının aynı hızda ilerleyememesi ve ağır kış şartları harekâtın sonucunu belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.

4 Ocak 1915’te verilen geri çekilme emriyle harekâtın ana safhası sona erdi. Sarıkamış, bundan sonra Kafkas Cephesi’ndeki Rus üstünlüğünün önemli merkezlerinden biri olarak kaldı.