Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
sol 1 reklam
sol 2 reklam
sag 1 reklam
sag 2 reklam

Wilhelm Radloff: Sibirya’dan Türk Lehçelerinin Büyük Sözlüğüne

Wilhelm Radloff’un Sibirya ve Orta Asya’daki saha araştırmaları, Türk lehçeleri sözlüğü, halk edebiyatı derlemeleri ve Türkolojiye katkıları.

Wilhelm Radloff: Sibirya’dan Türk Lehçelerinin Büyük Sözlüğüne

19. yüzyılda Türk dünyasının dili ve kültürü üzerine çalışan araştırmacılar arasında Wilhelm Radloff, çalışmalarının genişliğiyle özel bir yere sahiptir. Berlin’de doğan Radloff, gençlik yıllarında dil bilimine yöneldi; hayatının önemli bölümünü Rusya İmparatorluğu topraklarında, özellikle Sibirya ve Türkistan’da yaşayan Türk topluluklarını araştırarak geçirdi.

Rusya’da Vasili Vasilyeviç Radlov adıyla tanınan Friedrich Wilhelm Radloff, Türk lehçeleri üzerine yaptığı saha araştırmalarında dil malzemesini halk edebiyatı, folklor, tarih, coğrafya ve etnografya bilgileriyle birlikte topladı. Bu çalışmaların sonuçları arasında on ciltlik Proben der Volkslitteratur der türkischen Stämme ile dört ciltlik Versuch eines Wörterbuches der Türk-Dialecte bulunuyordu. TDV İslâm Ansiklopedisi, Radloff’un 150’yi aşkın çalışmasıyla Türkolojinin kuruluş ve gelişmesinde önemli bir rol oynadığını belirtiyor.

Radloff’un hikâyesi, Berlin’deki filoloji eğitiminden Sibirya’nın geniş coğrafyasına, oradan Petersburg Bilimler Akademisi’ne ve Türk dünyasının dillerini belgeleyen büyük külliyatlara uzanıyor.

Berlin’de Başlayan Dil Araştırmaları 

Radloff’un bilimsel yönelimini anlamak için önce aldığı eğitime ve 19. yüzyılın ortalarındaki Avrupa dilbilim ortamına bakmak gerekiyor.

Friedrich Wilhelm Radloff’un Eğitimi 

Friedrich Wilhelm Radloff, 1837’de Berlin’de doğdu. 1854’te Berlin Üniversitesi’nin Felsefe Fakültesi’ne girdi. Başlangıçta felsefe ve ilahiyatla ilgilendi; daha sonra filolojiye yöneldi.

Üniversite yıllarında dönemin önde gelen dil ve düşünce araştırmacılarından yararlandı. Franz Bopp’un karşılaştırmalı dilbilim çalışmaları, August Friedrich Pott’un dil araştırmaları ve Wilhelm Schott’un Doğu dilleri üzerine çalışmaları Radloff’un bilimsel yöneliminde etkili oldu. Schott’un etkisi özellikle önem taşıyordu; çünkü Radloff’un ilgisinin Doğu dillerine ve Türk dünyasına yönelmesinde onun tavsiyeleri belirleyici oldu.

Radloff bu dönemde Türkçe, Moğolca, Mançuca ve Çince öğrendi. Doktorasını 1858’de Jena Üniversitesi’nde Über den Einfluss der Religion auf die Nationalitäten und Sprachen Hochasiens adlı çalışmasıyla tamamladı. Tezinin konusu, dinin Orta ve Yüksek Asya’daki milletler ve diller üzerindeki etkisiydi.

Bu eğitim, onun daha sonra geliştireceği geniş araştırma anlayışının temelini oluşturdu. Radloff için dil, onu konuşan toplulukların tarihi ve kültürüyle birlikte ele alınan bir araştırma alanına dönüştü.

Petersburg’dan Sibirya’ya Uzanan Yol 

Radloff’un akademik hayatının yönünü değiştiren gelişme, 1858’de Petersburg’a gitmesiyle yaşandı. Burada dönemin önemli şarkiyatçılarıyla tanıştı ve Doğu’ya gönderilmesi planlanan bir araştırma heyetine katılmayı bekledi. Heyetin yola çıkamaması üzerine farklı bir yol izledi ve öğretmenlik yapmaya başladı.

Barnaul Yılları ve İlk Araştırmalar 

1859’da Barnaul’a Almanca ve Latince öğretmeni olarak tayin edildi. Altay bölgesindeki bu şehir, Radloff’un Türk lehçeleri üzerine yapacağı uzun soluklu araştırmaların başlangıç noktası oldu.

Barnaul’da yaklaşık on iki yıl kaldı. Madencilik Yüksek Mektebi’nde ders verirken yaz tatillerini araştırma gezilerine ayırdı. 1860’ta Altay bölgesindeki Türk topluluklarının konuştuğu lehçeleri öğrenmeye başladı. Ardından farklı bölgelerde yaşayan Türk topluluklarının dillerini ve kültürel özelliklerini incelemek üzere seyahat etti.

1860-1863 yılları arasında Altay, Sayan, Kazak-Kırgız, İli ve Abakan bölgelerinde araştırmalar yaptı. 1870’e kadar çalışmalarını Altaylar, Batı Sibirya, Yedisu, İli, Türkistan ve Çin sınırlarına kadar genişletti. Araştırmaları sırasında dil malzemesinin yanında halk edebiyatı, folklor, tarih, coğrafya ve etnografya bilgileri de topladı.

Saha Çalışmalarında Toplanan Malzeme 

Radloff’un saha çalışmalarının önemli tarafı, farklı Türk topluluklarının konuşma biçimlerini doğrudan yerinde incelemesiydi. Gezilerinde kelimeleri, ifadeleri ve anlatıları kaydetti; halk hikâyeleri, şiirler ve sözlü kültür ürünlerini derledi.

Batı Sibirya’daki araştırma gezileri üzerine çalışan Barbara Kellner-Heinkele, Radloff’un 1859-1871 arasındaki ilk döneminde on araştırma gezisi gerçekleştirdiğini belirtiyor. Bu geziler Altay Dağları ve çevresinden Batı Moğolistan’a, Çin sınır bölgelerine, Fergana Vadisi’ne ve Kazak bozkırlarına kadar uzanıyordu. Araştırmacının Aus Sibirien adlı iki ciltlik eseri de bu dönemin çalışma yöntemleri ve gözlemleri hakkında önemli bilgiler içeriyor.

Radloff’un bu gezilerde oluşturduğu derlemeler daha sonra iki büyük projenin temelini oluşturdu: Türk topluluklarının halk edebiyatını bir araya getiren Proben ve Türk lehçelerinin söz varlığını toplayan büyük sözlük.

Türk Boylarının Halk Edebiyatını Bir Araya Getiren Külliyat 

Sibirya’daki araştırmalarının ilk büyük ürünü Proben der Volkslitteratur der türkischen Stämme oldu. Eserin adı Türk boylarının halk edebiyatından örnekler anlamına geliyor.

Radloff bu külliyatı 1866’dan itibaren yayımlamaya başladı. Çalışma 1907’ye kadar sürdü ve toplam on cilt olarak tamamlandı. Ciltlerde farklı Türk topluluklarından derlenen şiirler, destanlar, hikâyeler ve halk kültürüne ait çeşitli metinler yer aldı.

Altaylardan Sibirya’ya Uzanan Halk Edebiyatı 

Proben‘in ilk cildi 1866’da yayımlandı ve Kuzey ve Güney Altay ağızlarından, Şor ve Tuva çevresinden derlenen malzemeleri içerdi. İkinci ciltte Hakas ağızları, üçüncü ciltte Kazak ağızları, dördüncü ciltte Baraba ve Batı Sibirya ağızları ele alındı.

Beşinci cilt Kara Kırgızlarına, altıncı cilt Tarançı ve Kazan Tatar ağızlarına ayrıldı. Sonraki ciltlerde Kırım, Osmanlı sahası, Abakan çevresi ve Basarabya Gagauzları gibi farklı Türk topluluklarının malzemeleri yer aldı.

Külliyatın bütün malzemesi Radloff’un kendi gezilerinden oluşmadı. Örneğin VII. ciltte Ignácz Kúnos, IX. ciltte Nikolay Fyodoroviç Katanov, X. ciltte ise Valentin Moschkoff tarafından derlenen malzemeler kullanıldı. Böylece proje, Radloff’un kişisel saha çalışmalarından başlayıp farklı araştırmacıların derlemelerini de içine alan daha geniş bir külliyata dönüştü.

Halk Edebiyatından Dil Verilerine 

Proben‘in değeri halk edebiyatı metinlerinin derlenmesiyle sınırlı kalmadı. Metinler, farklı Türk topluluklarının dil özelliklerini doğal kullanım içindeki örneklerle inceleme imkânı sağladı.

Bu durum daha sonra Radloff’un sözlük çalışması açısından da büyük önem kazandı. Çünkü sözlükte yer alan pek çok kelime, Proben içerisinde derlenen metinlerden hareketle kayda geçirildi. TDK’de yayımlanan Şor Türkçesi üzerine bir araştırmada da Radloff’un başlangıçta sözlüğünü Proben‘deki metinlerde geçen kelimelerin açıklanması amacıyla düşündüğü, daha sonra tarihî ve yazılı kaynaklardan aldığı malzemelerle çalışmayı genişlettiği belirtiliyor.

Böylece halk edebiyatı derlemeleri ile sözlük çalışması birbirini besleyen iki büyük araştırma alanına dönüştü.

Türk Lehçeleri Sözlüğünün Hazırlanışı 

Radloff’un yıllar boyunca farklı bölgelerden topladığı kelime ve metinler büyüdükçe bunları kapsamlı bir sözlükte bir araya getirme çalışması başladı. Bu projenin sonucu, Türkoloji tarihinin en önemli sözlüklerinden biri oldu.

Versuch Eines Wörterbuches Der Türk-Dialecte 

Versuch eines Wörterbuches der Türk-Dialecte, Türkçeye Türk Lehçeleri Sözlüğü Denemesi şeklinde aktarılabilecek dört ciltlik bir çalışmadır. Eser 1893-1911 yılları arasında Petersburg’da yayımlandı.

TDV İslâm Ansiklopedisi bu eseri Türk lehçeleri alanında kapsamlı bir sözlük çalışması olarak değerlendiriyor. Türk Dil Kurumu’nun 2023 tarihli Radloff sözlüğü üzerine yayımladığı araştırmada ise eserde tarihî ve çağdaş pek çok Türk lehçesine ait yaklaşık 68 bin madde başı bulunduğu belirtiliyor.

Bu rakam, 19. yüzyılın imkânları düşünüldüğünde çalışmanın ölçeğini göstermesi bakımından dikkat çekici.

Saha Derlemelerinden Tarihî Metinlere 

Radloff sözlüğünü hazırlarken kendi saha derlemelerini temel aldı ve çalışmanın kapsamını zamanla genişletti. Orhon Yazıtları, Uygurca metinler, Kutadgu Bilig, Codex Cumanicus, Osmanlıca ve Çağatayca gibi tarihî yazı dillerinden de yararlandı.

Sözlükte kelimelerin anlamlarıyla birlikte kullanım örneklerine de yer verildi. Almanca ve Rusça karşılıklar, farklı Türk lehçelerindeki biçimler ve metinlerden alınan örnekler bir arada sunuldu.

Bu yöntem, sözlüğü kelime karşılıklarının sıralandığı basit bir başvuru kitabından çok daha kapsamlı bir dil malzemesi hâline getirdi. Farklı dönemlerde ve farklı coğrafyalarda kullanılan Türkçe kelimelerin karşılaştırılmasına imkân sağladı.

Türkoloji Araştırmalarında Yeni Bir Alan 

Radloff’un çalışmaları sözlük ve halk edebiyatı derlemeleriyle sınırlı kalmadı. Sibirya’da başladığı araştırmalar zaman içinde eski Türkçe metinlere, yazıtlara ve karşılaştırmalı dilbilime doğru genişledi.

Eski Türkçe Metinler ve Orhon Yazıtları 

Radloff’un önemli çalışmalarından biri Orhon Yazıtları üzerineydi. Moğolistan’daki eski Türk yazıtlarını araştırmak üzere 1891’de gönderilen bilim heyetinin başkanlığını yaptı. Daha sonra Kül Tigin, Bilge Kağan ve Yenisey yazıtları üzerine çalışmalar yayımladı.

Die Alttürkischen Inschriften der Mongolei adlı çalışmasında yazıtların transkripsiyonlarını ve Almanca tercümelerini yayımladı. Eser aynı zamanda eski Türk dilinin biçim bilgisi, Türk boy ve kabile adları ile kişi ve yer adları üzerine değerlendirmeler içeriyordu.

Orhon Yazıtları üzerindeki çalışmalar Radloff’un döneminde Türk dilinin eski metinlerinin bilimsel olarak incelenmesinde önemli bir aşama oluşturdu. Yazıtların çözülmesi konusunda Danimarkalı dilbilimci Vilhelm Thomsen ile Radloff’un çalışmaları aynı dönemde ilerledi; TDK’nin ilgili tarihçesinde Thomsen’in 1893’te, Radloff’un ise 1894’te bu yazıtlar üzerine çözümlemelerini bilim dünyasına duyurduğu belirtiliyor.

Kutadgu Bilig Çalışmaları 

Radloff’un eski Türkçe üzerine çalışmalarındaki bir başka önemli eser Kutadgu Bilig oldu.

1890’da Viyana’daki nüshanın tıpkıbasımını yayımladı. Ardından 1891-1900 yılları arasında Das Kudatku Bilik des Jusuf Chass-Hadschib aus Bälasagun adıyla eserin metni ve Almanca çevirisi üzerine kapsamlı bir çalışma hazırladı.

Bu çalışma sırasında Uygur yazısı, Uygurların tarihi, alfabe sistemleri ve Türk tarihinin çeşitli kaynakları üzerine de değerlendirmelerde bulundu.

Radloff böylece çağdaş Türk lehçelerini araştırırken aynı zamanda Türkçenin tarihî dönemlerine ait yazılı kaynakları da inceleyen geniş bir çalışma alanı oluşturdu.

Sibirya’dan Petersburg Bilimler Akademisi’ne

Radloff’un kariyerinde 1870’lerden itibaren yeni bir dönem başladı. Sibirya’daki saha araştırmalarının ardından Kazan’da görev yaptı; 1884’te Petersburg Bilimler Akademisi’ne geçti. Bu dönem, yıllar boyunca topladığı malzemeyi düzenleyip yayımladığı ve yeni araştırma projelerini yönettiği yıllar oldu.

Kazan Yılları 

Radloff 1872-1884 yılları arasında Kazan’da görev yaptı. Burada pedagoji, felsefe ve dilbilimi üzerine çalışmalar yürüttü. Türk-Tatar çocukları için Kazan Türkçesiyle bir okuma kitabı da hazırladı.

Kazan yılları, onun Türk topluluklarıyla olan ilişkisini sürdürdüğü ve eğitim alanındaki çalışmalarını geliştirdiği dönem oldu.

Petersburg Bilimler Akademisi ve Yeni Araştırmalar 

1884’te Petersburg Bilimler Akademisi’ne asli üye olarak geçti. Aynı yıl Saint Petersburg’a yerleşti ve daha önce topladığı malzemeleri düzenleme ve yayımlama çalışmalarını hızlandırdı. Akademinin Antropoloji ve Etnografya Müzesi’nin yönetiminde de görev aldı.

Bu dönemde araştırma faaliyetleri yeniden genişledi. 1886’da Kırım’a, 1887’de Batı Karay bölgelerine araştırma gezileri yaptı. 1891’de Moğolistan’a gönderilen bilim heyetinin başkanlığını üstlendi. Daha sonraki yıllarda Orta Asya ve Uzak Doğu’nun arkeoloji ve dilbilim açısından araştırılmasını destekleyen uluslararası bilimsel girişimlerde de görev aldı.

Radloff’un çevresinde yetişen araştırmacılar arasında Nikolay Katanov, Platon Melioranskiy ve Sergey Malov gibi Türkoloji açısından önemli isimler bulunuyordu.

Radloff’un Diğer Önemli Eserleri 

Radloff’un Türkolojiye katkısı birkaç büyük kitapla sınırlı kalmadı. Sözlük, halk edebiyatı ve eski Türkçe üzerine çalışmalarının yanında farklı dil ve kültür alanlarını inceleyen çok sayıda eser yayımladı.

Aus Sibirien 

1884’te yayımlanan Aus Sibirien, Radloff’un Sibirya araştırmalarını anlamak açısından özellikle önemli bir eserdir. İki ciltlik kitapta Sibirya ve Türkistan’daki Türk topluluklarının dili, dini, tarihi, coğrafyası, arkeolojisi, etnografyası ve ticaret hayatı üzerine gözlemler bulunur.

Eser daha sonra Ahmet Temir tarafından Türkçeye çevrildi ve Sibirya’dan adıyla 1954-1956 yılları arasında yayımlandı.

Aus Sibirien, Radloff’un saha araştırmalarında nasıl bir bakış açısı kullandığını görmek açısından da değerlidir. Araştırmacının topladığı dil malzemesinin arkasındaki coğrafyayı ve insanları daha geniş bir çerçevede ele aldığı görülür.

Das Türkische Sprachmaterial Des Codex Cumanicus 

Radloff’un Kuman Türkçesi üzerine çalışması Das türkische Sprachmaterial des Codex Cumanicus, 1887’de yayımlandı.

Codex Cumanicus, Kuman Türkçesinin en önemli yazılı kaynaklarından biridir. Radloff eserin söz varlığını başka Türk lehçelerindeki karşılıklarla karşılaştırdı ve böylece Kuman Türkçesini Türk dilleri içerisindeki yeriyle birlikte inceleme imkânı sağladı.

Vergleichende Grammatik Der Nördlichen Türksprachen 

Radloff Türk lehçelerinin karşılaştırmalı grameri üzerinde de çalıştı. 1883’te yayımlanan Vergleichende Grammatik der nördlichen Türksprachen, bu alandaki çalışmalarının önemli örneklerinden biridir. Çalışma özellikle Kuzey Türkçesinin ses bilgisi üzerine yoğunlaştı.

Bu eser, Radloff’un Türk lehçelerini birbirinden ayrı diller olarak incelemek yerine aralarındaki ses ve yapı ilişkilerini karşılaştırmalı biçimde ele alma yaklaşımını gösterir.

Türkolojiye Bıraktığı Büyük Derleme 

Radloff’un çalışmalarını bir arada düşündüğümüzde ortaya tek bir sözlükten çok daha geniş bir bilimsel arşiv çıkar.

Sibirya’daki araştırma gezilerinde topladığı kelimeler ve halk anlatıları Proben‘de yayımlandı. Bu metinlerdeki kelimeler ve başka tarihî kaynaklardan topladığı söz varlığı Versuch eines Wörterbuches der Türk-Dialecte içinde bir araya getirildi. Eski Türkçe metinler üzerine çalışmaları ise Orhon Yazıtları ve Kutadgu Bilig gibi kaynakları araştırma dünyasının daha ayrıntılı biçimde incelemesine katkı sağladı.

Dil, Edebiyat ve Kültürün Birlikte İncelenmesi

Radloff’un çalışmalarını önemli kılan unsurlardan biri, dil araştırmasını geniş bir kültür araştırmasının parçası hâline getirmesiydi.

Bir kelimeyi kaydederken onun hangi toplulukta kullanıldığını, hangi metinde geçtiğini ve başka Türk lehçelerindeki karşılığını araştırabiliyordu. Bir halk anlatısını derlerken de anlatının dilini, ait olduğu topluluğu ve kültürel bağlamını kayda geçiriyordu.

Bu yaklaşım, 19. yüzyıl Türkolojisinin geniş bir belge arşivine kavuşmasına yardımcı oldu. Bugün farklı Türk lehçelerinin tarihî söz varlığı veya Sibirya Türklerinin 19. yüzyıl halk edebiyatı üzerine yapılan araştırmalarda Radloff’un derlemeleri hâlâ başvurulan kaynaklar arasında yer alıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi de onun çalışmalarının Türkolojinin kuruluşu ve gelişimindeki rolünü özellikle vurguluyor.

Wilhelm Radloff’un Türkoloji Tarihindeki Yeri 

Wilhelm Radloff 12 Mayıs 1918’de Petersburg’da hayatını kaybetti. Ardında 150’yi aşan eser, geniş saha derlemeleri ve farklı Türk topluluklarının dillerini belgeleyen büyük külliyatlar bıraktı.

Onun adı özellikle üç büyük çalışma alanıyla birlikte anılıyor: Türk lehçelerinin söz varlığını toplayan Türk Lehçeleri Sözlüğü, Türk topluluklarının halk edebiyatını belgeleyen Proben külliyatı ve eski Türkçe üzerine yaptığı metin çalışmaları.

Radloff’un 19. yüzyılın ikinci yarısında Sibirya’dan Orta Asya’ya uzanan araştırma gezileriyle topladığı malzeme, daha sonra Petersburg’daki bilimsel çalışmalarında büyük yayınlara dönüştü. Kelimeler, şiirler, destanlar, halk anlatıları, tarihî metinler ve yazıtlar onun çalışmalarında aynı geniş Türkoloji alanının farklı parçaları olarak yer aldı.

Bu nedenle Radloff’un hikâyesi, bir sözlüğün hazırlanmasından çok daha geniş bir araştırma serüvenini anlatıyor: Berlin’de başlayan dil eğitimi, Sibirya’daki saha araştırmaları, Türk topluluklarından yapılan derlemeler ve sonunda Türk dillerinin tarihî ve çağdaş söz varlığını bir araya getiren büyük eserler.

19. yüzyılın ortalarında Altay ve Sibirya’da başlayan bu çalışmalar, Radloff’un ölümünden sonra da Türkoloji araştırmalarının başvurduğu temel kaynaklardan biri olarak yaşamaya devam etti.