Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
sol 1 reklam
sol 2 reklam
sag 1 reklam
sag 2 reklam

Plüton Neden Gezegenlikten Çıkarıldı? Plüton’un Gezegenlikten Cüce Gezegene Dönüşümü

Plüton’un 1930’da keşfinden 2006’da cüce gezegen sınıfına alınmasına uzanan süreçte gezegen tanımının nasıl değiştiğini anlatıyoruz.

Plüton Neden Gezegenlikten Çıkarıldı? Plüton’un Gezegenlikten Cüce Gezegene Dönüşümü

Bir zamanlar Güneş Sistemi’ndeki dokuzuncu gezegen olarak öğretilen Plüton, 2006 yılında gezegen sınıfından çıkarılarak cüce gezegen olarak yeniden sınıflandırıldı. Bu değişiklik Plüton’un keşfinden onlarca yıl sonra ortaya çıkan yeni gökcisimleri ve “gezegen” kavramının bilimsel olarak yeniden tanımlanması sonucunda gerçekleşti.

Plüton’un statüsünü değiştiren gelişmelerin merkezinde 2005 yılında keşfedilen Eris bulunuyordu. Plüton’a yakın büyüklükteki bu yeni gökcismi, astronomları Güneş Sistemi’ndeki gezegen sayısının nerede sınırlandırılması gerektiği konusunda kapsamlı bir tartışmaya yöneltti. Uluslararası Astronomi Birliği’nin (International Astronomical Union – IAU) 2006 yılında kabul ettiği yeni tanımın ardından Plüton cüce gezegen sınıfına alındı.

Güneş Sistemi’nde Kaç Gezegen Var? 

Günümüzde Güneş Sistemi’nde 8 gezegen bulunur: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün. Plüton bu listenin dışında yer alır ve cüce gezegen olarak sınıflandırılır. IAU, 2006 yılında yaptığı tanımlamayla bu iki grubu birbirinden ayırmıştır.

Cüce gezegenler de Güneş’in çevresinde dolanan ve kendi kütleçekimleri sayesinde yaklaşık küresel şekle ulaşan gökcisimleridir. IAU’nun tanımında cüce gezegen ile gezegen arasındaki temel fark, cismin bulunduğu yörünge çevresinde kütleçekimsel hâkimiyet kurup kurmadığıdır.

NASA‘nın güncel sınıflandırmasına göre IAU tarafından tanınan beş cüce gezegen Ceres, Plüton, Eris, Haumea ve Makemake‘dir. Astronomlar bu grubun dışında da cüce gezegen adayı olabilecek çok sayıda uzak gökcismi bulunduğunu düşünüyor.

Bu ayrımın neden ortaya çıktığını anlamak için Plüton’un keşfinden başlayarak Güneş Sistemi hakkındaki bilgilerin nasıl değiştiğine bakmak gerekir.

Plüton’un Keşfi ve Dokuzuncu Gezegen Oluşu 

Plüton, 1930 yılında Amerikalı astronom Clyde W. Tombaugh tarafından Lowell Gözlemevi’nde keşfedildi. Tombaugh, Güneş Sistemi’nin dış bölgelerinde bulunduğu düşünülen yeni bir gezegeni ararken gökyüzünün farklı tarihlerde çekilmiş fotoğraflarını karşılaştırıyordu.

Keşfin gerçekleştiği dönemde astronomlar Uranüs ve Neptün’ün yörüngelerinde bazı düzensizlikler bulunduğunu düşünüyor ve bunun daha uzakta bulunan bir gezegenin kütleçekiminden kaynaklanabileceğini değerlendiriyordu. Plüton bu arayışın sonucunda keşfedildi.

Daha sonraki ölçümler Plüton’un kütlesinin bu yörünge düzensizliklerini açıklayamayacak kadar küçük olduğunu gösterdi. NASA’nın aktardığına göre Uranüs ve Neptün’ün kütleleri Voyager 2’nin daha hassas ölçümleriyle belirlendiğinde, söz konusu düzensizliklerin Plüton’dan kaynaklanmadığı anlaşıldı.

Buna rağmen Plüton, keşfinden itibaren yaklaşık 76 yıl boyunca gezegen kabul edildi. Ders kitaplarında Güneş Sistemi dokuz gezegenli olarak anlatıldı ve Plüton da bu sistemin en dışındaki gezegen olarak yer aldı.

Plüton’un küçük boyutu ve sıra dışı yörüngesi zaman içinde astronomların dikkatini çekmeye başladı. Özellikle Neptün’ün ötesindeki bölge hakkında yeni keşiflerin yapılması, Plüton’un konumunun yeniden değerlendirilmesine zemin hazırladı.

Kuiper Kuşağı’nın Keşfi Plüton’un Konumunu Değiştirdi 

Plüton’un gezegenlik statüsünün tartışmaya açılmasında en önemli gelişmelerden biri Kuiper Kuşağı hakkındaki bilgilerin artmasıydı.

Kuiper Kuşağı, Neptün’ün yörüngesinin ötesinde bulunan ve çok sayıda buzlu gökcismini barındıran geniş bir bölgedir. NASA’ya göre ilk Kuiper Kuşağı cismi olan 1992 QB1, David Jewitt ve Jane Luu tarafından 1992 yılında keşfedildi. Bu keşfin ardından Neptün’ün ötesinde çok sayıda yeni cisim bulundu.

Bu gelişme Plüton’un Güneş Sistemi’ndeki konumuna ilişkin bakışı değiştirdi. Plüton artık uzaklarda tek başına bulunan küçük bir gezegen gibi görünmek yerine, Neptün ötesindeki çok sayıdaki buzlu cismin en büyük ve en dikkat çekici üyelerinden biri olarak değerlendirilmeye başladı.

Sorunun büyümesinde Eris adlı gökcisminin keşfi belirleyici oldu.

Eris’in Keşfi 

Eris, Mike Brown, Chad Trujillo ve David Rabinowitz’in çalışmaları sonucunda 2003 yılında elde edilen görüntülerden belirlenerek 2005 yılında duyuruldu. İlk döneminde 2003 UB313 adıyla anılan Eris, keşfedildiğinde Plüton’a benzer büyüklüğü nedeniyle büyük bir heyecan yarattı.

Keşfin duyurulduğu dönemde NASA’nın JPL birimi Eris’i “onuncu gezegen” olarak tanımlayan haberler yayımladı. Çünkü o tarihte Plüton gezegen olarak kabul ediliyordu ve Eris’in de gezegen sayılması doğal bir sonuç gibi görünüyordu.

Burada önemli bir sorun ortaya çıktı: Eris gezegense, Plüton neden gezegen olmasın?

Aynı mantıkla Plüton’a benzeyen başka cisimlerin de gelecekte keşfedilmesi mümkündü. Bu durumda Güneş Sistemi’ndeki gezegen sayısı 10, 11 veya daha fazla olabilirdi.

Plüton Sorununu Ortaya Çıkaran Eris 

Eris’in keşfi, astronomların aslında daha temel bir sorunu çözmesi gerektiğini gösterdi: “Gezegen nedir?”

IAU’nun 2006 tarihli açıklamasında da belirtildiği üzere, yeni teknolojiler Güneş Sistemi’nin dış bölgelerinde Plüton’a yakın boyutlarda çok sayıda gökcisminin keşfedilmesini mümkün kılmıştı. Bu keşifler, geleneksel gezegen tanımının yetersiz kalmasına yol açtı.

Eris’in keşfi bu nedenle Plüton’un başına gelen olayın tek sebebi olarak görülmemeli. Asıl mesele, astronomların yeni keşifleri kapsayabilecek bilimsel bir gezegen tanımı oluşturmak zorunda kalmasıydı.

2006’da Gezegen Tanımı Değişti 

Uluslararası Astronomi Birliği, Ağustos 2006’da Prag’da düzenlenen Genel Kurul’da Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin tanımını oyladı.

IAU’nun kabul ettiği tanıma göre Güneş’in çevresinde dolanan bir gökcisminin gezegen sayılması için üç temel koşulu karşılaması gerekir:

  1. Güneş’in çevresinde dolanması
  2. Kendi kütleçekiminin etkisiyle yaklaşık küresel bir şekle ulaşacak kadar büyük olması
  3. Yörüngesinin çevresinde kütleçekimsel hâkimiyet kurmuş olması

Üçüncü kriter, Plüton’un gezegenlik statüsünü kaybetmesine yol açan temel unsurdu. IAU aynı kararda cüce gezegenler için ayrı bir sınıf oluşturdu.

Plüton Hangi Kriteri Karşılamadı? 

Plüton ilk iki koşulu karşılar. Güneş’in çevresinde dolanır ve kendi kütleçekimi yaklaşık küresel bir şekil oluşturacak kadar güçlüdür.

Sorun üçüncü koşuldadır.

Plüton, Neptün’ün ötesindeki Kuiper Kuşağı’nda bulunur ve bu bölgede kendisine benzer çok sayıda gökcismi vardır. Yörüngesinin çevresindeki bölge üzerinde gezegenler kadar baskın bir kütleçekimsel hâkimiyet kurmamıştır.

IAU’nun tanımında bu özellik, gezegen ile cüce gezegen arasındaki temel ayrımlardan biri olarak belirlendi. Plüton bu nedenle cüce gezegen olarak sınıflandırıldı.

Buradaki “yörüngesini temizlemek” ifadesi de sıkça yanlış anlaşılır. Bu ifade, gezegenin yörüngesindeki bütün küçük cisimleri fiziksel olarak ortadan kaldırdığı anlamına gelmez. Bir gezegenin kendi yörünge bölgesinde kütleçekimsel açıdan baskın olması kastedilir.

Plüton Neden Cüce Gezegen Oldu? 

Plüton’un cüce gezegen sınıfına alınması, onun fiziksel özelliklerinin bir anda değiştiği anlamına gelmez. Plüton aynı Plüton’dur; değişen bilimsel sınıflandırmadır.

IAU’nun 2006 tarihli Resolution 5A ve Resolution 6A kararlarında gezegen ve cüce gezegen ayrı kategoriler olarak tanımlandı. Aynı kararla Plüton’un cüce gezegen olduğu açık biçimde kabul edildi.

Plüton’un bulunduğu Kuiper Kuşağı bu sınıflandırmada önemli bir yere sahiptir. NASA, Plüton’u Kuiper Kuşağı’nda bulunan uzak bir buzlu dünya olarak tanımlıyor. Bölge, Güneş Sistemi’nin oluşumundan geriye kalan çok sayıda buzlu cismin bulunduğu geniş bir alan niteliğindedir.

Bu nedenle Plüton’un yeni sınıfı, onun bilimsel önemini azaltmadı. Hatta Plüton, Neptün ötesindeki cisimlerin anlaşılması açısından en önemli araştırma hedeflerinden biri hâline geldi.

Plüton’un Gezegenlik Tartışması 

Plüton küçük olmasına rağmen karmaşık bir dünyadır. Yüzeyinde dağlar, vadiler, ovalar, kraterler ve buzullar bulunur. NASA’nın New Horizons görevi, Plüton’un daha önce Dünya’dan görülemeyen ayrıntılarını ortaya çıkardı.

Plüton’un en dikkat çekici özelliklerinden biri, yüzeyindeki kalp şeklindeki geniş bölgedir. 2015 yılında New Horizons tarafından elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntüler, Plüton’un basit ve jeolojik açıdan hareketsiz bir buz küresi olmadığını gösterdi.

New Horizons Plüton’u Yakından İnceledi 

NASA’nın New Horizons uzay aracı 19 Ocak 2006’da fırlatıldı ve 14 Temmuz 2015’te Plüton’un yanından geçti. Böylece bir uzay aracı ilk kez Plüton sistemini yakından incelemiş oldu.

Görev sırasında Plüton’un yüzeyi, atmosferi, uyduları ve jeolojik yapısı hakkında ayrıntılı veriler toplandı.

New Horizons daha sonra Kuiper Kuşağı’ndaki Arrokoth adlı gökcisminin yanından da geçti. NASA’ya göre 2019’daki bu geçiş, insan yapımı bir aracın bir Kuiper Kuşağı cismine gerçekleştirdiği en uzak yakın inceleme oldu.

Bu görevler, Plüton’un cüce gezegen olarak sınıflandırılmasının onun araştırma açısından önemini ortadan kaldırmadığını açık biçimde gösterdi.

Plüton Yeniden Gezegen Oldu mu? 

Hayır. Plüton günümüzde resmî olarak yeniden gezegen yapılmış değildir. IAU’nun 2006 yılında belirlediği sınıflandırma geçerliliğini koruyor ve Plüton cüce gezegen olarak kabul ediliyor.

Zaman zaman bazı bilim insanları gezegen tanımının değiştirilmesini savunuyor. Bu tartışmalar, Plüton’un yeniden gezegen ilan edildiği anlamına gelmiyor.

Karışıklığın bir başka nedeni de 2006’dan önce yaşanan geçiş dönemidir. IAU, Ağustos 2006’daki oylamadan önce farklı gezegen tanımları üzerinde çalışmış ve bazı taslaklarda Plüton’un gezegen olarak kaldığı, hatta Ceres, Charon ve Eris gibi cisimlerin de gezegen sınıfına eklenebileceği bir model önermişti. Bu taslakta Güneş Sistemi’nin 12 gezegene ulaşması öngörülüyordu. Son karar bu öneriden farklı oldu.

Dolayısıyla geçmişte “Plüton gezegen olacak mı, kalacak mı?” şeklinde farklı öneriler gündeme gelmiş olsa da nihai karar 2006’da verildi.

Plüton’un Gezegenlikten Çıkarılmasının Asıl Nedeni 

Plüton’un gezegenlikten çıkarılmasının temelinde Eris’in keşfiyle ortaya çıkan sınıflandırma sorunu ve Güneş Sistemi’nin dış bölgelerinin daha iyi tanınması bulunuyor.

1930’da Plüton keşfedildiğinde astronomların elinde Güneş Sistemi’nin dış bölgelerine ilişkin bugünkü bilgi birikimi yoktu. 1990’lı yıllardan itibaren Kuiper Kuşağı’nın keşfedilmesi ve 2005’te Eris gibi Plüton’a benzer gökcisimlerinin ortaya çıkması, mevcut gezegen tanımının yeniden değerlendirilmesini zorunlu hâle getirdi.

IAU’nun 2006 yılında yaptığı düzenleme sonucunda Güneş Sistemi 8 gezegen ve ayrı bir cüce gezegen sınıfıyla tanımlandı. Plüton da bu yeni sınıfın ilk ve en tanınmış üyelerinden biri oldu.

Bu yüzden “Plüton gezegenlikten çıkarıldı” ifadesi günlük kullanım açısından doğru olsa da bilimsel açıdan daha kesin ifade şudur: Astronomlar gezegen tanımını değiştirdi ve Plüton yeni tanıma göre cüce gezegen sınıfına alındı.