Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
sol 1 reklam
sol 2 reklam
sag 1 reklam
sag 2 reklam

Kızılderililer Kimdir? Indian Adının Kökeni ve Amerika’nın Yerli Halkları

Kızılderili ve Indian adlarının kökenini, Columbus’ın coğrafi yanılgısını, Redskin kelimesinin tarihini ve Amerika’nın yerli halklarının kültürel çeşitliliğini inceliyoruz.

Kızılderililer Kimdir? Indian Adının Kökeni ve Amerika’nın Yerli Halkları

Amerika’nın yerli halkları Türkiye’de yaygın olarak Kızılderililer adıyla bilinir. İngilizcede ise tarih boyunca Indian ve American Indian ifadeleri kullanılmıştır. Bu isimler ilk bakışta Amerika’nın yerli halklarını tanımlayan doğal adlar gibi görünse de kökenleri Avrupa’nın Amerika’yı keşfetme ve adlandırma sürecine dayanır.

Indian kelimesinin hikâyesi, Christopher Columbus‘un 1492‘de Atlantik’i geçerek Asya’ya ulaşmaya çalışmasıyla başlar. Columbus Amerika’ya ulaştığında buranın Asya’nın doğu bölgelerinden biri olduğunu düşünüyordu. Karşılaştığı insanları da bu coğrafi varsayımın içinde değerlendirdi.

Bu nedenle Amerika’nın yerli halklarına verilen “Indian” adı, onların Hindistan’dan geldiği düşüncesinden doğmadı. Kelimenin arkasında Indies adı verilen eski bir Avrupa coğrafya kavramı bulunuyordu.

“Indies” Ne Anlama Geliyordu? 

Columbus’ın yaşadığı dönemde Avrupalıların Asya hakkındaki coğrafi bilgileri bugünkü kadar ayrıntılı değildi. Hindistan’ın doğusundaki bölgeler, Güneydoğu Asya ve bu bölgedeki adalar Avrupa’da uzak ve zengin coğrafyalar olarak biliniyordu.

Bu geniş coğrafya için Indies kelimesi kullanılıyordu.

“India” Adının Kökeni 

“India” adı çok daha eski bir geçmişe sahiptir. Kelimenin kökü İndus Nehri’nin adına dayanır. Antik Yunan ve Roma dünyasında nehir çevresindeki bölge Indía ve India gibi biçimlerle adlandırıldı. Zaman içinde bu isim daha geniş bir coğrafya için kullanılmaya başladı.

Orta Çağ Avrupa’sında Hindistan ve onun doğusundaki bölgeler hakkındaki bilgiler sınırlıydı. Uzak Doğu’ya ilişkin farklı bölgeler ve adalar da Avrupa’nın zihnindeki geniş Indies coğrafyası içinde değerlendirilebiliyordu.

Bu yüzden “Indies”, modern anlamda tek bir ülkenin adı değildi. Avrupalıların Asya’nın güneyi ve güneydoğusundaki uzak bölgeler için kullandığı geniş bir coğrafi ifadeydi.

East Indies ve West Indies 

Bu eski adlandırma bugün de karşımıza çıkar.

East Indies, yani Doğu Hint Adaları, özellikle Güneydoğu Asya ve Malay Takımadaları çevresindeki bölgeler için kullanıldı.

Columbus’ın ulaştığı Karayip adaları ise Asya’nın bir parçası sanıldığı için daha sonra West Indies, yani Batı Hint Adaları adıyla anıldı.

Bugün Karayipler ile Hindistan arasında coğrafi bir bağlantı bulunmamasına rağmen “West Indies” adının yaşamaya devam etmesinin nedeni budur. Kelime, Amerika’nın bir süre Asya’nın parçası sanılmasının coğrafi mirasını taşır. Library of Congress da Columbus’ın Karayipler’e ulaştığında bölgeyi Asya’nın bir parçası olarak gördüğünü ve bu coğrafyanın “Indies” olarak adlandırıldığını belirtiyor.

Columbus’un Yanılgısı

Columbus’ın amacı batıya doğru ilerleyerek Asya’ya ulaşmaktı. 1492’de Bahamalar’daki Guanahani Adası’na ulaştığında karşısında yeni bir kıta olduğunu bilmiyordu.

Columbus, hayatının ilerleyen dönemlerinde de ulaştığı toprakların Asya’nın bir parçası olduğuna inanmaya devam etti. Library of Congress’ın Columbus sergisinde, onun Karayipler’in Asya’nın bir bölümü olduğuna ölümüne kadar inandığı belirtiliyor.

Bu coğrafi yanılgı, Amerika’nın yerli halklarının yüzyıllar boyunca kullanılacak olan adlandırmasını da etkiledi.

“Indios”tan “Indian”a 

Columbus’ın Bahamalar’da karşılaştığı insanlar Taíno halkındandı. Taínolar, 15. yüzyılın sonlarında Karayipler’in en kalabalık yerli topluluklarından biriydi ve Karayipler’in geniş bir bölümünde yaşıyorlardı.

Columbus’ın zihninde burası Asya’nın doğusundaki Indies bölgesiydi. Bu nedenle karşılaştığı insanları İspanyolca indios olarak adlandırdı. Bu kelime, “Indies’in insanları” anlamındaki kullanımla bağlantılıydı.

İspanyolca indios, zaman içinde diğer Avrupa dillerine yayıldı. İngilizcede Indian biçimini aldı.

Böylece kelimenin tarihsel zinciri kabaca şöyle gelişti:

İndus → India → Indies → indios → Indian

Amerika’nın yerli halklarının “Indian” olarak adlandırılmasının temelinde bu tarihsel süreç bulunur.

“Indian” Adı Neden Bütün Amerika’nın Yerli Halklarına Yayıldı? 

Columbus’ın karşılaştığı Taínolar ile Kuzey Amerika’nın yerli halkları aynı toplum değildi. Aralarında binlerce kilometre mesafe bulunuyordu ve farklı diller konuşuyorlardı.

Avrupalıların Amerika hakkındaki bilgileri arttıkça kıtanın çok farklı halklara ev sahipliği yaptığı ortaya çıktı. Buna rağmen Indian kelimesi geniş bir şemsiye terim olarak kullanılmaya devam etti.

Amerika’nın Yerli Halkları Tek Bir Millet Değildi 

1492’den önce Amerika kıtasında milyonlarca insan yaşıyordu. Library of Congress’ın 1492: An Ongoing Voyage çalışması, Batı Yarımküre’de yüzlerce farklı dilin konuşulduğunu ve çok çeşitli toplumların bulunduğunu vurguluyor.

Kuzey Amerika’da Lenape, Haudenosaunee, Cherokee, Lakota, Comanche, Apache ve Navajo gibi farklı halklar bulunuyordu. Bunların kendi dilleri, siyasi yapıları, inançları ve tarihleri vardı.

Karayipler’deki Taíno halkının tarihi de Kuzey Amerika’daki bu toplulukların tarihinden farklıydı.

Bu nedenle “Kızılderililer” veya “Indians” ifadesi tek bir milleti anlatmaz. Çok sayıda farklı topluluğu dışarıdan tek bir kategori altında toplayan şemsiye bir adlandırmadır.

“Kızılderili” Adı Nereden Geliyor? 

Türkçedeki Kızılderili kelimesi, Amerika’nın yerli halkları için kullanılan tarihsel Batı kaynaklı adlandırmaların Türkçedeki karşılıklarından biridir.

İngilizcede zaman içinde Red Indian ve redskin gibi ifadeler de kullanıldı. Bu ifadelerdeki “red” yani “kızıl” sözcüğü, Avrupalıların yerli halkları fiziksel görünüşleri üzerinden sınıflandırma biçimleriyle bağlantılıydı.

“Kızılderili” kelimesini Amerika’nın bütün yerli halklarının kendilerine verdiği ortak isim olarak düşünmek doğru değildir. Bu toplulukların kendi isimleri vardı ve bugün de bu isimler önemini koruyor.

“Redskin” Kelimesi Nasıl Ortaya Çıktı? 

Redskin kelimesinin geçmişi, “Kızılderili” kelimesinden biraz daha karmaşıktır. Kelimenin kökeni konusunda uzun süre farklı açıklamalar yapıldı.

Bir dönem yaygınlaşan açıklamalardan biri, kelimenin doğrudan yerli insanların ten rengine gönderme yaptığı veya kafa derisi yüzme uygulamalarıyla bağlantılı olduğu yönündeydi. Bu açıklamalar popüler kültürde geniş yer buldu.

Dilbilimci Ives Goddard, 2005 yılında yayımlanan “I Am a Red-Skin”: The Adoption of a Native American Expression (1769–1826) başlıklı araştırmasında kelimenin erken tarihini inceledi. Çalışma, redskin kelimesinin bilinen en eski güvenilir kullanımlarından bazılarını 18. yüzyıl belgelerinde arıyor ve kelimenin kökeni için farklı bir açıklama sunuyor. Smithsonian’ın araştırma kayıtlarında da Goddard’ın bu çalışması 2005 tarihli akademik makale olarak yer alıyor.

“Redskin” Başlangıçta Hakaret miydi? 

Goddard’ın araştırmasına göre kelimenin 18. yüzyıldaki ilk kullanımları, yerli toplulukların kendilerini Avrupalılardan ayırmak için kullandıkları ifadelerin Fransızca ve İngilizceye aktarılmasıyla bağlantılı olabilir. Çalışmada 1769–1826 arasındaki belgeler inceleniyor.

Bu nedenle redskin kelimesinin ilk ortaya çıktığı anda doğrudan bir hakaret olarak kullanıldığını söylemek doğru olmaz.

Kelimenin anlamı zaman içinde değişti. 19. ve 20. yüzyıllarda redskin giderek aşağılayıcı bir ifadeye dönüştü. Günümüzde Amerikan İngilizcesinde yerli halklara yönelik ırkçı bir hakaret olarak kabul edilir.

Dolayısıyla kelimenin kökeni ile sonraki kullanımındaki anlamı birbirinden ayırmak gerekir.

Amerika’nın Yerli Halklarıyla İlk Temasın Sonuçları 

1492’de başlayan Avrupa-Amerika teması, isimlerin değişmesinden çok daha büyük sonuçlar doğurdu. Ticaret, ittifaklar, savaşlar, sömürgecilik ve nüfus hareketleri sonraki yüzyılların tarihini belirledi.

Hastalıklar ve Nüfus Kayıpları 

Avrupalılar Amerika’ya çeşitli hastalıklar da taşıdı. Çiçek hastalığı, kızamık ve grip gibi hastalıklar, daha önce bu hastalıklarla karşılaşmamış yerli topluluklarda ağır sonuçlara yol açtı.

Karayipler’deki Taíno halkı bu sürecin en erken ve en ağır örneklerinden birini yaşadı. Library of Congress, 1550’ye gelindiğinde Taínoların nüfusunun büyük ölçüde azaldığını ve hastalıkların bu süreçte önemli rol oynadığını belirtiyor.

Toprak Kaybı ve Zorunlu Göç 

Kuzey Amerika’da Avrupa kolonilerinin genişlemesi, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin topraklarını büyütmesiyle birlikte yerli halkların yaşam alanları giderek daraldı.

Savaşlar, anlaşmalar, toprakların el değiştirmesi ve zorunlu göçler birçok topluluğun tarihini değiştirdi. Yerli halklar bu süreçte hem silahlı direnişler yürüttü hem de siyasi anlaşmalar ve ittifaklar yoluyla kendi varlıklarını korumaya çalıştı.

Bu nedenle Amerika’nın yerli halklarının tarihini yalnızca “Avrupalılar geldi ve Kızılderililerle savaştı” şeklinde özetlemek mümkün değildir. Süreç yüzyıllara yayılan karmaşık ilişkiler bütünüydü.

Günümüzde “Indian”, “Native American” ve “Indigenous” Kullanımı 

Amerika’nın yerli halklarını tanımlamak için kullanılan kelimeler zaman içinde değişti. Bugün Native American, American Indian ve Indigenous gibi ifadeler farklı bağlamlarda kullanılmaya devam ediyor.

Bunun yanında birçok topluluk kendi ulusunun veya halkının adını kullanmayı tercih ediyor.

Kendi Halk Adını Kullanmak 

Bir Lenape’nin Lenape olarak, bir Lakota’nın Lakota olarak veya bir Cherokee’nin Cherokee olarak tanımlanması, onları tek bir “Kızılderili kültürü” içinde eritmekten daha açıklayıcıdır.

Bu nedenle tarihsel metinlerde “Kızılderili” kelimesi kullanılabilir; fakat bunun tek bir halkın adı olmadığı belirtilmelidir.

Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki resmî ve akademik terminoloji de bu çeşitliliği daha fazla dikkate alıyor. Library of Congress, yerli halklarla ilgili konu başlıklarını “Indians” yerine Indigenous peoples—America gibi ifadelerle güncellemek üzere çalışmalar yürütüyor.

Kızılderili Adının Ardındaki Tarih 

Kızılderili kelimesinin hikâyesi tek bir kelimenin kökeninden çok daha geniş bir tarih anlatır.

Columbus batıya doğru ilerleyerek Asya’ya ulaşmak istedi. Karşılaştığı toprakları Indies olarak düşündü. Burada yaşayan Taínoları indios olarak adlandırdı. Bu kelime Avrupa dillerine yayıldı ve İngilizcede Indian biçimini aldı.

Amerika’nın yüzlerce farklı yerli topluluğu daha sonra bu ortak adın kapsamına girdi. Zaman içinde red Indian ve redskin gibi başka ifadeler de ortaya çıktı.

Bugün bu isimlerin tarihine bakıldığında önemli bir ayrıntı ortaya çıkıyor: Amerika’nın yerli halkları tek bir halk değildi. Kendi dilleri, siyasi yapıları, inançları ve tarihleri bulunan çok sayıda farklı toplumdan oluşuyorlardı.

Bu nedenle “Kızılderili” kelimesinin hikâyesi, aslında Amerika’nın yerli halklarının kim olduğundan önce isimlerini kimin verdiğini anlatır.