Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
sol 1 reklam
sol 2 reklam
sag 1 reklam
sag 2 reklam

Kene Nedir? Nereden Çıkar, Nasıl Korunulur?

Son yıllarda haberlerde ya da sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan kene vakaları, çoğumuzda haklı bir tedirginlik yaratıyor.

Kene Nedir? Nereden Çıkar, Nasıl Korunulur?

Kene Nedir? Nereden Çıkar, Nasıl Korunulur? Yaz Aylarının Sessiz Tehlikesi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Güneş yüzünü gösterip havalar ısınmaya başladığı an hepimiz kendimizi dışarıya atmak istiyoruz. Hafta sonu piknikleri, kamp maceraları, köy ziyaretleri ya da bahçe işleri derken doğayla iç içe vakit geçirmek gibisi yok. Ancak yaz aylarının bu keyifli tablosuna gölge düşüren, her yıl tam da bu dönemde sessizce ortaya çıkan bir tehlike var: Keneler. Özellikle ülkemizde son yıllarda neredeyse her yaz dönemi ortaya çıkmakta. 

Son yıllarda haberlerde ya da sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan kene vakaları, çoğumuzda haklı bir tedirginlik yaratıyor. Kimileri bu korku yüzünden çimlere basmaya bile çekinirken, kimileri de gördüğü her minik böceği kene sanıp panik yapıyor. Peki, kene aslında nedir? Bize nerelerden bulaşır ve en önemlisi, bu küçük canlılardan kendimizi nasıl koruyabiliriz? Gelin, korkularımızı bir kenara bırakıp işin doğrusunu öğrenelim.

Kene Nedir? (Sanıldığı Gibi Bir Böcek mi?)

İlk bakışta altı bacaklı sıradan bir böcek gibi görünse de kene aslında böcek değildir; örümcekgiller familyasına ait minik bir dış parazittir. Hayatta kalmak ve üreyebilmek için tek bir şeye ihtiyaç duyarlar: Bir canlının kanını emmek.

Doğada yüzlerce kene türü var ve aslına bakarsanız bunların çok büyük bir kısmı insanlardan ziyade yabani hayvanları ya da büyükbaş/küçükbaş hayvanları kendilerine hedef seçer. Ancak bazı türler var ki, konakçı konusunda pek seçici davranmaz ve insanlara da tutunabilir. Keneler açken sadece birkaç milimetre boyutundadır ve gözden kaçmaları çok kolaydır. Fakat kan emdikçe adeta bir balon gibi şişerek kendi boyutlarının birkaç katına ulaşabilirler.

Keneler Ağaçtan mı Atlar? (Doğru Bilinen Yanlışlar)

Kene denince akla gelen ilk görsel, ağaç dalından insanların üzerine atlayan ya da uçarak gelen bir canlıdır. Oysa bu tamamen bir şehir efsanesidir. Keneler ne uçabilir ne de zıplayabilir. Halk arasında sıkça anlatılan bu konunun gerçeklikle herhangi bir alakası yoktur.

Onların yaşam alanı ağaçların tepeleri değil, ayaklarımızın altındaki topraktır. Çalılıklar, uzun otlar, meralar, hayvan barınaklarının çevresi ve bakımsız bahçeler kenelerin meskenidir. Bir otun veya çalının ucuna tırmanıp, oradan geçecek talihli bir canlıyı beklerler. Siz yanından geçerken kıyafetinize ya da teninize bacaklarıyla tutunur ve yukarı doğru tırmanmaya başlarlar.

Özellikle şu bölgelerde gözümüzü dört açmakta fayda var:

  • Diz boyuna gelen uzun otların olduğu alanlar
  • Ormanlık ve sık çalılık araziler
  • Hayvancılık ve tarım yapılan köy çevreleri
  • Piknik alanlarının bakımsız, otluk kısımları

Kene Isırığı Neden Hissedilmez?

Bir sivrisinek ısırdığında ya da arı soktuğunda bunu anında hissederiz. Ancak kene teninize yerleşip deriyi deldiğinde ruhunuz bile duymaz. Bunun sebebi, kenelerin tükürüklerinde salgıladıkları özel bir anestezik maddedir. Isırdıkları bölgeyi adeta uyuştururlar. Bu sayede teninizde saatlerce, hatta günlerce fark edilmeden kan emmeye devam edebilirler.

Vücuda tırmanan bir kene, genellikle en sıcak, ince derili ve kuytu bölgeleri seçer. Doğadan döndükten sonra özellikle şu bölgeleri kontrol etmek hayati önem taşır:

  • Bacaklar ve diz arkaları
  • Kasık ve koltuk altı bölgeleri
  • Kulak arkası ve boyun çevresi
  • Saç dipleri

Her Kene Öldürür mü?

Halk arasında oluşan en büyük algı hatası, her kene ısırığının ölümcül olduğudur. Neyse ki durum böyle değil. Kenelerin çok büyük bir kısmı sadece kan emip doyduktan sonra düşer ve arkasında ufak bir kaşıntı dışında iz bırakmaz.

Ancak tehlikeli olan kısım, bazı kenelerin bünyesinde barındırdığı virüs ve bakterilerdir. Türkiye’de özellikle belirli bölgelerde (Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzeyi gibi) görülen Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), virüs taşıyan kenelerin ısırmasıyla bulaşır. Yani risk, kenenin kendisinden ziyade taşıdığı virüstür. Yine de hangi kenenin temiz, hangisinin virüslü olduğunu çıplak gözle anlamak imkansız olduğu için her teması ciddiye almak zorundayız.

Vücutta Kene Görülürse Ne Yapılmalı?

İşte en kritik nokta burası. Vücudunuzda bir kene fark ettiğinizde yapacağınız ilk ve en önemli şey sakin kalmaktır. Kulaktan dolma eski yöntemler, durumu çok daha tehlikeli hale getirebilir.

Asla Yapmamanız Gerekenler:

  • Kenenin üzerine kolonya, alkol veya gaz yağı dökmek.
  • Keneye sigara basmak veya yakmaya çalışmak.
  • Keneyi elinizle sıkıp patlatmaya çalışmak.

Bu tarz yöntemler kenenin strese girmesine, kusmasına ve midesindeki tüm virüs/bakteri yükünü doğrudan sizin kanınıza zerk etmesine neden olur.

Doğru Yaklaşım: Eğer bu konuda deneyimli değilseniz, hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Bir hekim veya sağlık personeli, özel bir cımbız yardımıyla keneyi tek seferde, doğru açıyla çıkaracaktır. Eğer hastaneye çok uzak bir dağ başındaysanız, kene kartı veya ince uçlu bir cımbızla kenenin deriye en yakın noktasından (kafasından) tutup, ezmeden, dik bir açıyla yukarı doğru çekerek çıkarabilirsiniz. Eğer daha önce bu konu da herhangi bir tecrübeniz yok ise en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak doktor veya hemşireler tarafından çıkartılmasına özen gösterin.

Nasıl çıkartılması gerektiğini bilmeden işlem yapmak tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Çoğu zaman yapılan en yaygın hatalardan bir tanesi de keneler cımbızla çekilirken kenenin baş kısmı vücutta kalması insan sağlığı için oldukça tehlikeli bir durum oluşturabilmektedir.

Belirtileri Takip Etmek Hayati Önem Taşıyor

Kene vücuttan çıkarıldıktan sonra süreç bitmiyor. Isırılan kişinin yaklaşık 10 gün boyunca kendi vücudunu gözlemlemesi gerekir. Eğer bu süreçte;

  • Ani yükselen ateş,
  • Aşırı halsizlik ve eklem/kas ağrıları,
  • Şiddetli baş ağrısı,
  • Bulantı, kusma veya ishal

bunun gibi belirtiler ortaya çıkarsa, hiç vakit kaybetmeden ve doktora mutlaka “kene teması öyküsünü” belirterek en yakın hastaneye gidilmelidir. Erken teşhis, bu tür hastalıklarda hayat kurtarır.

Kenelerden Korunmanın Akıllıca Yolları

Doğanın tadını çıkarmak için kene fobisi geliştirmeye gerek yok. Sadece birkaç basit ve akıllıca önlemle riski neredeyse sıfıra indirebilirsiniz:

  • Açık Renkli Giyinin: Pikniğe veya yürüyüşe giderken beyaz, krem gibi açık renkli kıyafetler seçin. Böylece üzerinize tırmanmaya çalışan koyu renkli bir keneyi anında fark edebilirsiniz.
  • Paçaları Çorabın İçine Sokun: Moda ikonları bu görüntüden hoşlanmayabilir ama otluk bir alandaysanız pantolon paçalarınızı çorabınızın içine sokmak, kenenin teninize ulaşmasını engelleyen en etkili bariyerdir.
  • Kene Kovucu Spreyler Kullanın: Cilde veya kıyafete sıkılabilen, kene ve sivrisineklere karşı koruyucu sprey ya da losyonlardan faydalanabilirsiniz.
  • Eve Dönüş Ritüeli Yapın: Açık hava aktivitelerinden eve döndüğünüz an, banyoda tüm vücudunuzu (özellikle çocukların saç diplerini ve kulak arkalarını) mutlaka aynada kontrol edin. Kıyafetlerinizi de yüksek ısıda yıkayın.
  • Dostlarımızı Unutmayın: Evcil hayvanlarımız keneler için açık birer hedeftir. Köpeğinizi veya kedinizi gezdirdikten sonra tüylerini kontrol etmeyi ve veterinerinizin önerdiği iç-dış parazit aşılarını/damlalarını aksatmamayı unutmayın.

Unutmayın!

Keneler yaz aylarının can sıkıcı bir gerçeği olabilir ancak bu durum bizi eve hapsedecek bir fobiye dönüşmemeli. Doğru bilgiye sahip olmak, tehlikenin nereden geleceğini bilmek ve basit önlemleri alışkanlık haline getirmek, bu sessiz tehlikeye karşı elimizdeki en güçlü kalkandır. Tedbiri elden bırakmadan, doğanın ve yazın tadını çıkarmaya devam edebilirsiniz.